4 Ocak 2014 Cumartesi

Bernanke\ den gelişmekte olan ülkelere uyarı



Geçtiğimiz günlerde ekonomist Nouriel Roubini siyasi riskin Türkiye dahil gelişmekte olan ülkelerde olumsuz etki yaratabileceği yorumunda bulunmuştu. Dün gelişmekte olan ülkelere yeni uyarı doların patronu Bernanke'den geldi. Bernanke gelişmekte olan ülkeler için reformların genişletilmesi ve etkinliğinin artırılması uyarısında bulundu. Bernanke, ABD için ise ekonomik toparlanmanın henüz tamamlanmadığını belirtti.

ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, ABD ekonomisi için 2014'in daha iyi bir yıl olabileceğini ancak ekonomideki tüm ilerlemelere rağmen, ülkedeki ekonomik toparlanmanın henüz tamamlanmadığını belirtti.

ABD'nin Philadelphia kentinde Amerikan Ekonomik Birliği'nin yıllık toplantısında konuşan Bernanke, Amerikan ekonomisinin 2014 yılında izleyeceği seyre dair iyimser mesajlar vererek, büyümeyi sınırlayan bazı faktörlerin hafifliyor göründüğünü vurguladı.

Amerikalıların mali durumlarında görülen ilerleme, emlak piyasasının daha parlak bir görünüm çizmesi gibi gelişmelerin, ABD ekonomisinin gelecek zaman diliminde büyümesi açısından iyi işaretler verdiğini belirten Bernanke, "Ancak tabi, son birkaç yılın deneyimi bize bir şeyler öğrettiyse, o da tahminlerimizde temkinli olmamız gerektiğidir" ifadesini kullandı.



Kahin ekonomist Roubini'den Türkiye'ye 2014 uyarısı

Amerikan ekonomisinin toparlanma sürecinin tamamlandığını söylemenin de mümkün olmadığını dile getiren Bernanke, "Bu ilerlemelere rağmen, ekonomik toparlanmanın henüz tamamlanmadığı açık" dedi.

FED Başkanı olarak görev süresi bu ayın sonunda sona erecek Bernanke, ekonomideki toparlanma çabasının tamamlanmamış hedeflerinden biri olarak, işsizlik oranlarının hala daha yüzde 7'nin altına düşürülememesini gösterdi.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE UYARI
Ben Bernanke konuşmasında gelişmekte olan ülkelere de değindi. Bernanke gelişmekte olan ülkelerin 2013'ün ilk yarısındaki yavaşlamadan çabuk kurtulduğunu ancak 2014'te yüksek büyüme için ekonomik reformların yaygınlığı ve etkinliğinin kritik olacağını belirtti.

TAHVİL ALIM PROGRAMINI SAVUNDU
Bernanke, FED'in geçen ayki toplantısında aylık 85 milyar dolarlık tahvil alım miktarını 10 milyar dolar azaltarak, 75 milyar dolara indirmesi kararının da "Fed'in, ihtiyaç duyulduğu müddetçe, son derece uyumlu bir para politikasını sürdürmeye olan bağlılığında bir azalma anlamına gelmediğini" söyledi. Bernanke, "Bu (karar), daha ziyade, Eylül 2012'de mevcut satın alım programına başladığımızda ortaya koyduğumuz, iş gücü piyasası görünümünde önemli çapta gelişme kaydetme hedefimiz doğrultusunda sağladığımız ilerlemeyi yansıttı" diye konuştu.

Bernanke, bazı eleştirilere karşın, FED'in tahvil alım programının "Toparlanmanın desteklenmesine yardımcı olduğunu" da savundu.

Konuşmasında ayrıca görevi süresince bir yandan derin bir finansal krizle mücadele ederken, FED'i daha şeffaf ve hesap verebilir bir kurum haline dönüştürmeye çalıştığını da aktaran Bernanke, "Olağanüstü boyuttaki ekonomik zorluklarla başedebilmek için olağanüstü tedbirler aldık ve kamuoyunun desteğini ve güvenini kazanmak için bu tedbirleri anlatmalıydık" değerlendirmesinde bulundu.

Ben Bernanke, "Krizin geçmiş olmasına karşın, FED'in eğitme ve anlatma ihtiyacının daha da artacağını" kaydetti.

Kılıçdaroğlu\ ndan önemli açıklamalar



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde seçim hazırlıklarının değerlendirileceği toplantı öncesi konuştu. Kılıçdaroğlu, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla ilgili "Ne olurdu bu 247 milyarla. Arkadaşlarım bir hesap yaptı. 2 milyon 831 bin işsize 8 yıl asgari ücretten para ödenirdi. 300 bin atama bekleyen öğretmen var." dedi.

İşte Kılıçdaroğlu'nun sözlerinden satır başları:

O MADDE ÇÖKERKEN TBMM’YE BAŞKANLIK YAPAN KİMDİ
Devlet dediğimiz kurumu adeta yok etti. Anayasa da benim dedi, yürütmenin de başındayım dedi, yargıyı da yöneteceğim dedi
Dün Cemil Çiçek diyor ki: Yargı çökmüştür. Anayasanın 138. Maddesi çökmüştür .
Anayasa’nın 138. Maddesi çökerken TBMM’ye başkanlık yapan kimdi? Yeni mi aklın başına geliyor.
Erdoğan kürsüde konuşurken laf atmalara sinirleniyor ve Cemil Çiçek’e dönüp ‘Sen mi susturacaksın yoksa ben mi’ diyor. Orayı AKP’nin İl Başkanları toplantısı sanıyor.
Devlet çökerken TBMM Başkanı hiç acaba cumhurbaşkanına çıkıp ‘Devlet çöküyor, haberiniz var mı?’ dediğini duydunuz mu?
Veya Başbakan’dan randevu alıp ‘Böyle konuşamazsınız. Burası yasama organı’ dedi mi? Demedi
CEMİL ÇİÇEK TUTUKLU VEKİLLERİ NEDEN ZİYARET ETMEDİ
Yasama organının 8 vekili tutukluydu. Kendisine bir ara söyledim: Onların bir ikisini neden ziyaret etmediniz
ONLARI SEN DEĞİL YARGI BIRAKTI
Şimdi onlar serbest kalıyor diye bayram yapıyorlar. Siz değil yargı serbest bıraktı onları. Şimdi bayram yapacaksan hiç yapma
CUMHURBAŞKANI BİR ŞEY YAPAMAYACAKSA O KOLTUKTA NEDEN OTURUYOR
Dün akşam Cumhurbaşkanı da ’yolsuzlukların üstü örtülürse toplum çürür’ dedi. ‘Ben ne yapabilirim ki’ diyor. Sayın cumhurbaşkanı eğer bir şey yapamayacaksınız o koltukta neden oturuyorsunuz?
Görev tanımınızda ‘devletin kurumlarını uyum içinde çalıştırmak’ yazar. Ben ne yapabilirim ki dediğiniz andan itibaren ben cumhurbaşkanlık görevimi yerine getiremiyorum demektir
Yetkiyi kullanmayıp ben ne yapabilirim diyemez bir cumhurbaşkanı…
KİNLE DEVLET YÖNETİLMEZ
Kin ve intikam hırsı ile devlet yönetilmez. Hukuk herkes için gereklidir
Bu badireyi de halkın desteği ile atlatacağız. Halkımıza güveneceğiz. Ayaklarının altından demokrasinin kaydığını görüyor.
Sağduyu ve kararlı anlatımımızla, kimseyi ötekileştirmeden her yurttaşa doğruları anlatmak zorundayız
BAKAN ‘HERKES İŞİNE BAKSIN’ DİYOR
Devleti bir anlamda çalışamaz hale getirdi bu iktidar. Bir sayın Bakan diyor ki ‘Herkes kendi işine baksın.’ Bu demokrasilerde temel söylemdir. Herkes işine bakacak.
Herkes görevini yapsın, temel kural budur. Herkes görev yapsın derken birilerinin görev yapmasını engellemek de suçtur.
PEKİ BAŞBAKAN BUNLARI NEDEN TAKİP ETMİYORSUN
17 Aralık’ta cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonu yapıldı. Şimdi bunu kapatmak için olağanüstü çaba harcıyorlar.
1994’de Erdoğan söylemişti: Yolsuzluğu babam da yapsa sonuna kadar takip edeceğim.
Peki ya bugün. Bakanlar, onların çocukları ve kendi çocuğu şaibeli durumda. Peki bunları neden takip etmiyorsun.
Savcı ve polis görevini yapacak, engelliyorsun. Hani herkes kendi işini yapacaktı.
Yolsuzlukları meşrulaştırdığınız andan itibaren toplumun temeline dinamit koymuşsunuz demektir. Toplum çürür.
YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİRDİLER
Bunca ahlaksızlığı yapanlara ne diyeceğiz biz?
O kadar ileri gittiler ki yönetmeliği değiştirdiler. Önce hırsıza haber vereceksin, polis gitmeden önce
Dünyada hangi bunu yapar. Böyle bir kavram olabilir mi?
O KOLTUKTA ARTIK O TOPAL ÖRDEK
Toplumsal baskı arttı ve bakanlar gitti. Bir bakan giderken dedi ki ‘Niye ben gidiyorum. Ben bütün imzaları Başbakan talimat verdi, attım. Önce o istifa etsin.’ Hırsızlığı bu kadar net ve açık ifade eden cumhuriyet tarihinde başka bir söylem olmamıştır
Kabinedeki bir bakan arkadaşı ‘O talimat verdi, yaptık’ dedi.
O koltukta artık o topal ördektir. Yönetme iradesini kaybetmiştir artık o.
247 MİLYAR İLE NELER YAPILIRDI? 30 MARMARAY YAPILIRDI
Yolsuzluğun boyutları 247 milyar lira gazetelere yansıdığı kadarıyla Ne olurdu bu 247 milyarla. Arkadaşlarım bir hesap yaptı. 2 milyon 831 bin işsize 8 yıl asgari ücretten para ödenirdi. 300 bin atama bekleyen öğretmen var.
Tamamı atanır ve onlara 30 yıl maaş ödenirdi. Her emekliye 25 bin lira ikramiye ödenirdi.
6 GAP yapılırdı. 30 tane Marmaray yapılırdı. 5363 adet F-16 uçağı alınabilirdi.
Erdoğan’ın bu olaydan bu kadar ürkmesinin nedeni bu.
14 AY ÖNCE BAŞLAMIŞ
3 ay önce değil 14 ay önce başlamış. İhbar senin kurumlarına gelmiş. MASAK’a, savcıya gitmiş. Devlet soruşturma yapacak.
Bir bankanın genel müdürünün evinde ayakkabı kutusunda 4,5 milyon doları çete mi koydu dedim. Hemen bir şayia. ‘O parayla imam hatip okulu yapılacaktı.’ Lafa bakın lafa… Üniversite de bizim bunlara ihtiyacımız yok, yasal yollardan para gelir, yatırım yaparız dedi.
Ben bu kadar ahlaksızlığı hayatımda görmedim.
BAKAN ÇOCUKLARININ ODASINA O KASALARI ÇETELER Mİ KOYDU
Bakanların çocuklarının yatak odaları 7 tane kasa var. O yatak odalarına çocuklar uyurken çeteler gelip kasaları mı koydular. Dolarları, EURO’ları, milyarları onlar mı koydu. Helal paranın ayakkabı kutusunda ne işi var.
Para sayma makineleri… Normaldir. Milyarları nasıl sayacaksın? Say say bitmez. Yatak odasına koymuş beyefendi sayıyor. Haram parayı nasıl sayacaksın. Akıyor oluk oluk. Mahkemeden karar alıyorlar. Savcı tebliğ ediyor. Şu kişileri getirin ifadelerini alacağım diye.
DEVLETİN ÇÖKTÜĞÜ YER
Polis gitmiyor. Devletin çöktüğü yerdir burası. Yasalara aykırı uygulamayı yürütme başlatmıştır. Çünkü aralarında beyefendinin oğlu da var. Gelemez.
DEMİREL CUMHURBAŞKANIYDI, YEĞENİ TUTUKLANDI
Süleyman Bey cumhurbaşkanıydı. Onun yeğeni Yahya Murat Demirel vardı. Kendisi cumhurbaşkanıydı, ifadeye çağrıldı, tutuklandı, hapis yattı. ‘Bne yeğenim. Tutuklayamazlar’ demedi
ŞİMDİ BEYEFENDİ LÜTFEDİP GİTMİYOR
Şimdi Beyefendi lütfedip savcının talebini bile yerine getirmiyor. ‘Benim babam başbakan’ diyor. ‘Ben o savcının savcılığını bitiririm’ diyor. Biz de Türkiye demokratik, laik sosyal hukuk devleti diyoruz. İnanan var mı?
SALI GÜNÜ YOLSUZLUKLA NASIL MÜCADELE EDİLİR ANLATACAĞIM
Salı günü yolsuzlukla mücadele nasıl edilir. Bunun ayrıntılarına gireceğiz. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Halka adanmışlıktır. Mazlumun hakkını korumaktır.
BANANE CEMAATTEN KARDEŞİM
CHP ile cemaat kol kola girdiler diyorlar. Banane cemaat kardeşim. Ben yolsuzluk var diyorum onlar dikkati başka yöne çekmeye çalışıyor. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Bize düşen tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaktır.
BİLAL ERDOĞAN NÜFUS TİCARETİ YAPIYOR
Başbakan’ın oğlu vakıf kurmuş: TÜRGEV. Başbakan bu vakfın üzerine neden gidilir diyor. Nüfus ticareti şudur: Kişi oturduğu makamdan aldığı güçle yakınlarına veya kendisine çıkar sağlarsa bu nüfus ticaretidir. Bilal Erdoğan’ın yaptığı budur. Bakıyoruz buraya kim yardım ediyor.
Acaba Erdoğan Başbakanlık koltuğunda oturmasaydı o vakfa işadamları koşa koşa gider milyarlarca lira yardım eder miydi?
O VAKFA PARALAR NEREDEN GELİYOR
Açar ceza kanununa bakar. Nüfus ticareti ne demektir. Karşı çıktığımız öğrenciye yurt yapılması değil. O vakfa paraların nerelerden geldiği ve neyin karşılığında geldiğidir.
Yandaşlarına ihale verip sonra git oraya para yatır diyorsan bu suçtur.
TUTUKLU VEKİLLERİ İLK BEN ZİYARET ETTİM
Tutuklu milletvekillerini ilk ziyaret eden genel başkan benim. Gözaltına alınıp tutuklanan eski genelkurmay Başkanı’nı ziyaret ettim. En genç teğmenin nikahında şahitlik yaptım. Silivri için toplama kampı dedim. O davalarda hukuk ihlalleri yapıldığını söyledim. Bazı delillerin yok edildiğini söyledim. Tanıkların dinlenmediğini söyledim. Davanın savcılığını Erdoğan üstlendi. Biz itiraz ettikçe ‘siz zaten darbecisiniz’ dedi. Kendisi hangi darbeden zarar gördü
ERGENEON DAVASI SÜRECİNDE ŞUNLAR OLDU:
Ergenekon davası sürecinde 60 bin kişinin telefonları dinlendi. 3 bin kişi hakkında tahkikat yapıldı. 7 kişi öldü dava sürecinde. Biri de Kuddusi Okkır’dı. Ergenekon’un kasası dediler, öldüğünde ailesi cenazeyi İstanbul2a getirecek para bulamadı. Dava dosyasının tamamı 120 milyon sayfayı aşıyor. Yargıtay ne yaptı. Tak hepsini mahkum etti. Biz itiraz ettik
BİZE ERGENEKONCU DİYORLARDI, ŞİMDİ BİZİMLE AYNI NOKTAYA GELDİLER
Şimdi biz bunları nasıl çözeriz. 17 maddelik Özgürlük ve Demokrasi Bildirgemiz vardı. Özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı dedik.
Bize Ergenekoncu diyorlardı. Şimdi onlar bizim noktamıza geldi. Demek ki biz haklıymışız. Bütün davalarla ilgili aynı duyarlılığı gösteriyoruz.
ESAD’A SÜRE BİÇTİLER, 3 YIL GEÇTİ, GİTTİĞİ YOK
Hatay’ı biliyorsunuz. Türkiye’nin en güzel yerlerinden birisi. Hiçbir komşumuzla barış içinde değiliz. Suriye’de kan gövdeyi götürüyor. Esad’a ömür biçtiler. 3 yıl geçti, kimsenin gittiği yok. Halkına şiddet uygulayan hiçbir yöneticiyi CHP’liler savunmaz.
SAVCI ‘CANIMI ZOR KURTARDIM’ DİYOR VE GİDİYOR
Türkiye El Kaide, El Nusra gibi radikal unsurlara silah gönderiyor. Bir TIR yakalandı. Savcıya ihbar geliyor silah var diye. Gidiyorlar. Savcı haklı olarak TIR’ı arayacak. MİT görevlileri diyor ki ‘Hayır arayamazsınız’… Vali yazıyor ‘Bu TIR Başbakanlığa ait. MİT’in kontrolünde. Arayamazsınız’ diyor.
Savcı tek başına kalıyor. ‘Canımı zor kurtardım’ diyor ve çekip gidiyor
MİT’İN OPERASYON YAPMA GÖREVİ YOK
MİT Yasası var. 2937 sayılı yasa. MİT’in görevleri tek tek tanımlı. MİT’in operasyon yapma görevi yoktur. Bu kadar açık ve net tanımlanmıştır. MİT’in silah kaçakçılığı yapma gibi bir görevi de yoktur. ‘Orada insani yardım malzemeleri vardı’ diyorlar. Açarsınız, yiyecek-içecek, ilaç çıkar.
İNSANİ YARDIM DEVLET SIRRI OLUR MU?
İnsani yardım devlet sırrı olur mu? Onunla herkes gurur duyar. Pakistan’da veya bir başka yerde Kızılay yardım götürdüğünde sevinmedik mi? Ne zamandan beri silah kaçakçılığı devlet sırrı olmaya başladı. Hukuk devleti yok Türkiye’de. Devleti bir çete yönetiyor.
EVREN BİLE BUNU YAPAMADI
Sayıştay denen bir kurum var. Görevi TBMM adına kamu harcamalarını denetlemek. Bir anayasal kurumun görev yapması engellendi. Raporlarının TBMM’ye gelmesi engelleniyorsa temel nedeni yolsuzlukları kapatmaktır. Bu dikta rejimlerinde olur. Kenan Evren bile bunu yapamadı. İlla omuzlarında apolet olması gerekmez. Öyle bir devlet kurarsın ki yasama ve yürütmeyi baskı altında tutarsın.

İŞ DÜNYASINDA RAHATSIZLIK VAR
Toplumun her kesiminde rahatsızlık var. İş dünyasında da var. İş dünyası üzerinde siyasal amaçlı vergi denetimleri yapılması doğru değildir.
Başbakan kendi ülkesine kötülük yapıyor. Avazı çıktığı kadar ekonomi kötüye gidiyor demeye başladı. E sen yönetmiyor musun bu ülkeyi. Bütün iş dünyasına sesleniyorum: Yeni bir sürece geldik. Bütün bunlar demokrasiyi güçlendirerek çıkabileceğimiz bir süreçtir. Siyaseti duru, saydam, temiz kılarak yapabiliriz.
İKTİDARIMIZDA KESİN HESAP KOMİSYONU OLACAK. BAŞINDA DA ANA MUHALEFETTEN BİRİ OLACAK
Biz temiz siyaseti özlüyoruz ve bunun sözünü veriyoruz. Bizim iktidarımızda Parlamento’da kesin hesap komisyonu olacak. Harcanan her kuruşun hesabının verildiği komisyondur. Başına da ana muhalefet partisinden biri gelecek. Hesap vermekten korkmayacağız. Bunu onurlu bir görev sayacağız.

Başbakan: \ Gelsin efendileriniz kurtarsın demişler\



Başbakan Erdoğan, 17 Aralık operasyonuyla ilgili olarak tüm zanlıların suçlu ilan edildiğini iddia etti ve ''Bir savcı eli cebinde 'İki dakika süren var, anlat ve çık' dedi. Böyle bir mantık olabilir mi? 'Gelsin şimdi efendileriniz sizi kurtarsın' deniliyor zanlılara'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerdeki gelişmelerle ilgili olarak Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'nde gazeteci ve yazarlarla kahvaltıda bir araya geldi.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

30 Mart seçimlerinde zaferle çıkacağımızı şimdiden söylemek isterim. Büyüyen ekonomimizin enerji ihtiyacı ve attığımız adımlar bu çevrelerde rahatsızlık oluşturdu. Bunun yanında içerde gerçekleştirdiğimiz reformlar, çözüm sürecinin başarıyla ilerlemesi içeride ve dışarıda bazılarını rahatsız etti. Çıkarları zedelenenle Türkiye’yi ve hükümetimizi hedef aldılar.
17 ARALIK KOMPLOSU SEÇİM ÖNCESİ BAŞARIMIZI KIRMAK İÇİN
Medyanın, sermayenin ve pek çok grupların 1946’dan beri neler yapmaya çalıştığını biliyoruz. En son 28 Şubat’ta sadece silahlı güçler değil, bazı medya kuruluşları, STK’lar siyaseti istedikleri gibi dizayn ettiler. AK Parti’nin başa gelmesiyle bunlar sona erdi.
Büyük mücadeleler verdik. Yeter sözde karar da milletindir diye hareket ettik çok sayıda reform yaptık. Milli iradenin tüm süreçlere egemen olması için ne gerekiyorsa onları yaptık. Süreci durdurmaya yönelik çok sayıda komploya maruz kaldık. Hiçbiri bizi yolumuzdan döndüremedi. Hızımızı kesmeye çalıştılar, vazgeçmedik. 17 Aralık komplosu seçimler öncesi reform başarılarımızı kırmaya çalışmak için kuruldu. Çok farklı hedefler konulmuştur. Operasyon ilk anından itibaren medyanın eşliğinde ilerlemeye başladı. Operasyon dosyalarının gizlilik kararı olması rağmen yargının bunu servis etmesi çok anlamlıdır. Bu operasyona konulan isim de manidardır.

TÜM ZANLILARI SUÇLU İLAN ETTİLER
'En büyük rüşvet operasyonu' denildi. Sabah saatlerinden itibaren sosyal medyada her yerde o cümleler kullanılmaya başlandı. Sabah operasyon yapıldı, akşam karar verildi. Adeta infaz kararı verildi. Tüm zanlılar suçlu ilan edildi.

BİR SAVCI ELİ CEBİNDE 'İKİ DAKİKA SÜREN VAR, ANLAT VE ÇIK' DEDİ
Bir savcı eli cebinde “İki dakika süren var, anlat ve çık” dedi. Böyle bir mantık olabilir mi? Ne yazık ki ülkemiz bunları yaşadı yaşıyor. “Gelsin şimdi efendileriniz sizi kurtarsın” deniliyor zanlılara.
Bu insanlar yaşadıklarını, muhattap oldukları konuları zamanla medyayla paylaşacaklar. Hukuka aykırı şekilde yürütüldü

EVLADIM DA OLSA...
Önce yargı mensuplarının hukuka uyması şarttır. Yargının dışında olan hukuksuzluk yapmışsa gereği neyse kim olursa olsun yapılır. Evladım da olsa aynı şekilde biz korumaya değil, hukukun arkasında durmaya gayret ederiz

HEDEF MİLLETE OPERASYON
Hedefin yolsuzluk operasyonu değil millete operasyon olduğu aşikardır. Adı yolsuzluk olara konulan bu operasyonun arkasından ülkemin geleceği söz konusudur. Ülkemin büyümesine yönelik suikast vardır
Büyük yatırımlara girmiş olan girişimciler haklarında dosya açılma suretiyle bu insanlar lekelenmiştir. Bu insanlar bu zamana kadar milyarlarca dolarlık iş yapan insanlar, yatırım yapan insanların ileride durumları ne olacak? Bankalar, krediler lekelendi anlayışıyla yaklaşırlarsa o büyük yatırımlar ne olacak? 3. havalimanını alan müteahit firmaların adını verdiler.

KÜRESEL SUİKAST
Bu bir küresel suikasttır. Bütün atılan adımlarda devletle hiç işi olmayan iş adamlarımızdan varlıklarını tedbir konulması manidar değil mi? Milletin seçtiği hükümet ve Türkiye’nin istikrarı hedefe konulmuştur
Yolsuzluğun sadece kılıf olduğunu görerek daha büyük bir saldırı içinde olduğumuza karşı önlemlerimi alıyoruz.

OLAYIN OLUMLU YANI DA DEVLETİN İÇİNE SIZMIŞ ÇETENİN NELER YAPABİLECEĞİNİ MİLLETİM GÖRDÜ
Bu olayın olumlu bir yanı varsa devletin içine sızmış bir çetenin neler yapabileceğiniz milletim gördü. Siz atamayla geldiniz. Bir tarafta atamayla gelenler var, bir tarafta milletin atamasıyla gelenler var. Bu millet adına nasıl bir karar olacaktır
Eğer bu süreçte örgütsel mantık içinde Türkiye’de bir yargı darbesi yapılmak istendi. Egemenlik milletten alınıp yargıya devredilmek istendi. Biz buna karşı çıktık

HÜKÜMETLER SADECE SANDIKLA GÖREVE GELİRLER
Türkiye’de hükümetler sadece sandıkla göreve gelirler. Hiçbir gücün hükümet değiştirmesine biz izin vermeyeceğiz. Karşı karşıya olduğumuz durum Türkiye’nin istiklalini, istikbalini ciddi olarak tehdit eden bir hadisedir. Sorularınızla meseleyi daha da aydınlatacağımıza inanıyorum. Yaptığımız reformlarla pek çok şeyi ortadan kaldırdık, yine kaldıracağız. Her gelen talebi değerlendirdik. Türkiye’de bugün hiçbir siyasi parti bizim yaptığımız çalışmalarımızı kendi bünyelerinde yapmazlar.

OPERASYON ERKEN ORTAYA ÇIKTI
Biz bugüne kadar 11 yıldır çalışıyoruz. 30 Mart sürecinde hazırlığımızı sürdürüyoruz. Bütün adaylarımızı hassasiyetle seçiyoruz. Ülkemiz üzerinde küresel bir operasyon yapılma gayreti olmuştur. Hamd ediyorum Bu operasyon erken ortaya çıktı, hayırlısıyla atlatacağız
Şer zannedersiniz hayır olur


BAŞBAKAN, GAZETECİ VE YAZARLARLA BULUŞTU
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerdeki gelişmelerle ilgili olarak gazeteci ve yazarlarla bir araya geldi.

Toplantıya katılmak için aralarında Akşam gazetesi yazarı Turgay Güler, Star gazetesi yazarları Ahmet Kekeç, Yusuf Ziya Cömert, Osman Can, Hakan Albayrak ve Ahmet Taşgetiren, Hürriyet gazetesi yazarı Akif Beki, Sabah gazetesi yazarları Sevilay Yükselir, Mahmut Övür ve Mehmet Barlas, Milliyet gazetesi yazarı Fikret Bila, Yeni Şafak gazetesi yazarları Abdülkadir Selvi, Ali Bayramoğlu ve Salih Tuna, Radikal gazetesi yazarı Avni Özgürel, Bugün gazetesi yazarı Gülay Göktürk, Zaman gazetesi yazarları Ali Bulaç ve Etyen Mahçupyan, Türkiye gazetesi Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'ın da aralarında bulunduğu gazeteci ve yazarlar, Dolmabahçe Ofis'e geldi.

Toplantıya, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay ve Ali Babacan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfü Elvan, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım katılıyor.

2 Ocak 2014 Perşembe

Genelkurmay\ dan suç duyurusu



Genelkurmay Başbakanlığı, Balyoz ve Ergenekon gibi, TSK mensuplarının yargılandığı davalar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, "TSK'nın muvazzaf ve emekli personelinin yargılandığı davalarda "TSK'yı hedef alacak şekilde suç delilleri üretildiği, davalarda görev yapan adli kolluk, savcı ve hakimlerin yargılamada savunmanın görüşlerini dikkate almadığı, suç delillerini manipüle ettiği" gibi suçlamalar yer aldı.

Balyoz avukatlarından Haluk Pekşen, Genelkurmay Başkanlığı'ndan bugün kendilerini aradıklarını ve suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdiklerini açıkladı.

Genelkurmay kaynakları da, suç duyurusunda bulunulduğunu doğruladılar.

Avukat Haluk Pekşen, geçen hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın "milli orduya kumpas kuruldu" sözleri nedeniyle, Balyoz sanıkları adına Genelkurmay Başkanlığı'na dilekçe vermiş ve bu konuda suç duyurusunda bulunulmasını istemişti.

Pekşen'in verdiği bilgiye göre, Genelkurmay'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda, Balyoz ve Ergenekon gibi TSK'nın muvazzaf ve emekli personelinin yargılandığı davalarda "TSK'yı hedef alacak şekilde suç delilleri üretildiği, davalarda görev yapan adli kolluk, savcı ve hakimlerin yargılamada savunmanın görüşlerini dikkate almadığı, suç delillerini manipüle ettiği" gibi suçlamalar yer alıyor.

Özetle suç duyurusu dört madde ile şöyle:

1- Bilirkişiler manipüle edildi.
2- Adli Kolluk, görev suçu işledi.
3- Savcılar delilleri karattı.
4- Mahkeme heyeti adil yargılamayı olumsuz etkiledi, hukuktaki “Silahların eşitliği ilkesi*”ni yok saydı.
(*Hukukta silahların eşitliği ilkesi, mahkeme heyetinin dava süresince hem iddia makamının hem de savunmanın delillerine ve tanıklarına eşit mesafede durması ve eşit zaman ayırması anlamına geliyor)

On kişinin tahliye talebi reddedildi



Şanlıurfa’nın Siverek İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Yapıcı, makam odasında taşımalı eğitim ihalesini alan firma temsilcisi tarafından tartaklandı. Hafif yaralanan Yapıcı hastaneye götürülürken, kendisine yumruk attığı ileri sürülen kişi ise gözaltına alındı.

Olay, sabah saatlerinde Milli Eğitim Müdürlüğü’nde meydana geldi. İddiaya göre, taşımalı eğitim kapsamında köy öğrencilerini merkez okullara taşıyan servislerin bağlı olduğu firmanın yöneticisi Ahmet Karakayalı, ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle Milli Eğitim Müdürü Yapıcı ile görüşmek istedi.

Görüşme talebi üzerine odaya giren Karakayalı ile Milli Eğitim Müdürü Suat Yapıcı arasında ödemelere ilişkin tartışma çıktı. Tartışma sırasında öfkelenen ve Yapıcı’ya yumruk atan Karakayalı, kavga sesini duyanlar tarafından engellendi.

Hafif yaralanan Yapıcı, ambulansla Siverek Devlet Hastanesi’ne götürülürken, Karakayalı ise polisler tarafından gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Yargıtay \ o ceza onansın\ dedi



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Pınar Selek hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının onanmasını istedi. Başsavcılığın tebliğnamesi, davaya bakacak Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderildi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Mısır Çarşısı'nda 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin de yaralandığı patlamaya ilişkin davada, tutuksuz yargılanan sosyolog Pınar Selek hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermişti. Pınar Selek'in “Devletin hakimiyeti altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemde bulunmak” suçunu düzenleyen 765 sayılı eski TCK'nın 125. Maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar veren mahkemenin kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a geldi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı tebliğnamede, Selek hakkındaki hapis cezasının onanmasını istedi. Tebliğnamede, temyiz itirazlarının reddine, usul ve yasaya uygun hükümlerin onanmasına karar verilmesi talep edildi.

Tebliğnamede, diğer sanıklar Abdulmecit Öztürk ve Heval Öztürk hakkında verilen hapis cezalarının da onanması istendi.

Başsavcılığın tebliğnamesinde, patlayıcı madde bulundurmak suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan sanık Maşallah Yağan'ın cezasının ise bozulması talep edildi. Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre davanın, 10 yıllık asli, 15 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu vurgulanarak, suçun işlendiği 4 Temmuz 1998 tarihinden 15 Kasım 2013 günlü inceleme tarihine kadar bu sürenin geçtiğinin anlaşıldığı kaydedildi. Tebliğnamede, bu nedenle hükmün bozulmasına ve zamanışımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi talebinde bulunuldu.

Başsavcılığın tebliğnamesi Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderildi. Davayla ilgili son kararı 9. Ceza Dairesi verecek.

Davanın geçmişi
Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı'nda 1998 yılında 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi daha önce "patlamaya bombanın mı yoksa LPG'nin mi neden olduğunun kesin tespitinin yapılamadığı" gerekçesiyle Pınar Selek hakkında beraat kararı vermişti.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise Selek'in “sosyolojik araştırma yapma” adı altında silahlı terör örgütü üyeleri ile irtibata geçtiğini, örgütün amacı doğrultusunda bombayı yerleştirdiğinin anlaşıldığını belirterek, beraat kararını bozmuştu. Daire, eylemin, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğü ve toplumdaki etkinliği de nazara alındığında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. Maddesinde tanımlanan devlet güvenliğine karşı suçu oluşturduğuna hükmederek, Selek'in 125. madde kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Daire'nin bu kararına itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gelmişti. Başsavcılık itiraz başvurusunda, patlamanın nedeninin tam olarak tespit edilemediği öne sürülerek, bu nedenle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararının yerinde olduğunu savunulmuştu. Başsavcılığın itirazını reddeden Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2010 yılında, 9. Daire'nin bozma kararının yerinde olduğuna hükmetmişti.

Bunun üzerine dosyayı tekrar görüşen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Şubat 2011 tarihli duruşmada, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, sosyolog Pınar Selek ile Abdülmecit Öztürk hakkında verilen beraat kararının bozulması yönündeki kararına karşı direnme kararı almış, diğer sanıklar Kadriye Fikret Sevgi, Heval Öztürk ve Maşallah Yağan açısından ise bozma ilamına uyulmasını kararlaştırmıştı. Mahkeme, 22 Kasım 2012'deki duruşmada ise Pınar Selek ve Abdülmecit Öztürk hakkındaki beraat kararında direnmekten vazgeçmişti.

Dolardan yeni yılda yeni rekor



Piyasalarda yeni yılın ilk işlem gününde dolar 2.1765 TL'lik tarihi rekorunu yeniledi. Dolar 2.1825 TL'den işlem görerek tarihi rekorunu kırdı Borsada da kayıp yüzde 2'ye yaklaştı. Türkiye'de siyasi riskin hala canlı olması, dünyada ise doların gelişmekte olan ülkeler para birimlerine karşı değer kazanması ile rekor gerçekleşti.

Piyasalar yeni yıla siyasi gerinlik riskinin taşınmasıyla birlikte dolarda rekor geldi. Dolar 2.1825 TL ile yeni tarihi zirvesini yakaladı.

Dolarda rekor borsadaki düşüşü de hızlandırdı. Borsa bir önceki kapanışa göre yüzde 1,90 kayıpla 66 bin 510 puana kadar geriledi.

Güne 2,1480 liradan başlayan dolar siyasi endeşileren devam eden baskısı ile yükselmeye başladı. Doların gelişmekte olan ülkeler para birimlerine karşı değer kazanmaya başlaması ile birlikte yükseliş hızlandı.

Dolar 13:10 itibariyle 2.1770 TL'den işlem gördü.

Dolar 27 Aralık'ta 2.1765 TL ile rekor kırmıştı.

Güne 2.9510 TL'den başlayan Euro'da da yükseliş var. Euro TL'de yaşanan değer kaybıyla 2.9860 TL'den işlem görüyor.

Dolardaki yükseliş borsada da ilk seansta satışları beraberinde getirdi. Borsa 31 Aralık 2013 kapanışına göre yüzde 1,90 kayıpla ilk seansı 66 bin 510 puandan kapadı.

HALA DEVAM EDİYOR"
İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Egemen Candır politik etkenlerin hala düzelmediğine dikkar çekiyor. Candır "Soruşturmalar sonuçlanmamış durumda iken hafta başında gerçekleşen bu kadar yüksek bir “tepki” alımı satışa döndü.Bu ortamın daha devam edeceğini ve Ocak ayı içerisinde FED’in de toplantısı ve Tarım Dışı İstihdam verisi gibi kritik verilerin olduğu düşünülürse, dalgalanmanın borsada devam etmesini bekleyebiliriz" diye konuştu.

31 Aralık 2013 Salı

Yargıtay\ dan açıklama



Yargıtay AK Partili Mehmet Ali Şahin'in iddialarına ilişkin açıklama yaptı.

Yargıtay Başkanlığınca, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in Yargıtay'daki bir davaya ilişkin ifadeleriyle ilgili "Kamuoyunda yer aldığı şekliyle iddialar, kurumumuzca yasal girişim yapılmasını sağlayacak ve yeterli bir sonuca ulaşmayı temin edecek somut bilgiler içermemektedir. Somut bilgi ve belge ibrazı halinde gerekli yasal işlemler derhal başlatılacaktır" açıklamasında bulunuldu.

Yargıtay Başkanlığından yapılan açıklamada, kamuoyunda, kurumun da adının geçtiği bir kısım yorum ve açıklamalar yapıldığı, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün bir gereği olarak, yargının her türlü eleştiriye açık olduğu belirtildi.

Ancak polemiklere neden olacak, eleştiri niteliği taşımayan, yeterli bilgi içermeyen ve yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını zedeleyici sonuçlar doğurabilecek açıklamaların da kabul edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yakın zamanda bir siyasi parti temsilcisi tarafından, Yargıtay aşamasındaki bir davaya ilişkin olarak; usul kurallarına aykırı, yasa dışı bir sürecin işletildiğine dair bazı iddialar ileri sürülmüştür. Yargıtay, her aşaması denetime tabi, keyfilik ve kişisel eğilimlere dayalı tasarrufların en kısa sürede giderildiği mekanizmalarla donatılmış bir yüksek yargı kurumudur. Yapısındaki idari ve adli denetim araçlarının tümünü de etkin bir biçimde çalıştırmaktadır.

Yargıtay olarak, Anayasanın 138. maddesinde yer alan 'hiçbir organ makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz' hükmü ile bağlıyız ve bu hükmün anlam ve önemine inanıyoruz. Bu inanç ve anlayışla, aynı madde çerçevesinde 'bağımsız; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak' vicdani kanaatlerimize göre hüküm vermekteyiz.

Kamuoyunda yer aldığı şekliyle bu iddialar, kurumumuzca yasal girişim yapılmasını sağlayacak ve yeterli bir sonuca ulaşmayı temin edecek somut bilgiler içermemektedir. Somut bilgi ve belge ibrazı halinde gerekli yasal işlemler derhal başlatılacaktır."

29 Aralık 2013 Pazar

Erdoğan İzmir Adnan Menderes Havalimanı\ ndan konuştu



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda AK Partililere seslendi.

Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

Biz bu yolda babamızın oğlu olsa tanımayız. Ben evladım olsa bu konuda asla tanımam.

Şunu çok açık söylüyorum. Bu CHP’nin genel müdürü kalkıyor diyor ki, daha henüz hüküm verilmeden kalkıp da masum insanlara o müfteri sıfatıyla iftira atıyor.

Çünkü bunların karakterinde bu var. İftira at tutmasa da izi kalır.

Benim Fatih Belediye Başkanıma iftira atıyorlar. Çünkü oradaki bir savcı iş takip ediyor iş. Belediyeye geliyor. Belediye başkanımız o savcının talebini yerine getirmedi diye kalkıyor ardından bu adımı atıyor.

Bir şey daha iliştiriyorlar. Gençliğe Hizmet Vakfı adıyla kurulmuş bir vakıf. Benim çocuklarım da var. Fatih Belediyesi bir yer kiralıyor.

ÇYDD’ye devlet, belediyeler bir sürü yer verdi. Orada aklınız neredeydi. İstek Vakfı’na verilirken neredeydi. Türk Eğitim Vakfı’na verilirken neredeydi. Yasalarda buna engel bir şey yok. Verilebilir.

Kişilere bir çıkar var mı burada. Eğer varsa karşısına biz dikiliriz. Bütün mesele iftirayı at tutmazsa iz bırakır.

Rusya\ da tren istasyonunda \ kara dul\ saldırısı



Rusya'nın Volgograd şehrinde bir tren istasyonuna düzenlenen intihar saldırısında ölü sayısı dakika dakika artıyor. Yetkililer 35 olduğu iddia edilen ölü sayısının 15'ini teyit ederken saldırıyı düzenleyenin bir "kara dul" olduğu kesinleşti. Failin 'Oksana Aslanova' olduğu ve aynı şehirde ekimde benzer bir saldırı düzenleyen Naide Asilaylova'nın arkadaşı olduğu öne sürülüyor.

Rusya'nın İngilizce yayın yapan kanalı RT'nin polis kaynaklarına dayandırdığı haberine göre en az 15 kişinin öldüğü patlamada çok sayıda kişi de yaralandı. Yaralılar arasında dokuz yaşında bir çocuk olduğu da bildirildi. Ölenlerin kimlikleri ise yavaş yavaş tespit ediliyor.

SALDIRININ ARDINDAN VOLGOGRAD TREN İSTASYONU / FOTO GALERİ

RIA Novosti'ye konuşan polis sözcüsü Svetlana Smolyaninova, "12.45'te Volgograd-1 tren istasyonu binasında bir patlama olduğuna dair bilgilendirildik. Olay yerinden dumanlar yükseldi" dedi.

Interfax'a konuşan bir kaynak ise patlamanın istasyonun girişinde bulunan metal dedektörlerinin yakınında meydana geldiğini söyledi. Daha sonra yapılan açıklamada saldırganın güvenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu kapıdan içeri giremediği ifade edildi.


RUSYA'DAKİ PATLAMA ANI KAMERADA



Bir görgü tanığı, "binanın girişinde iki ceset gördüğünü, her yerin kırık cam parçalarıyla ve molozlarla kaplı olduğunu" belirtti. Görgü tanığı, patlama sonucu bir yangın çıktığını ancak itfaiyecilerin müdahalesiyle hemen söndürüldüğünü de ifade etti. Binaya giriş-çıkışlar şu an için yasaklandı.

İNTİHAR SALDIRISI
Ulusal Terörle Mücadele Komitesi, olayı bir terör saldırısı olduğunu açıkladı.
Patlamanın bir kadın tarafından gerçekleştirilmiş bir intihar saldırısı olduğu kesinleşti. Volgograd şehrinde ekim ayında da benzer bir saldırı yaşanmıştı. Dağıstan doğumlu Naide Asiyalova isimli bir intihar bombacısı bir otobüste kendisini havaya uçurmuş, altı kişinin ölümüne 30'dan fazla kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

LifeNews haber sitesi saldırganın kimliğini "Oksana Aslanova" olarak açıkladı ancak bu bilgi yetkililerce doğrulanmadı. Daha önce iki kez İslamcı militanlarla evlenen ve iki eşi de öldürülen Aslanova'nın ekim ayındaki saldırının faili Asiyalova'nın da arkadaşı olduğu öne sürüldü. Site saldırganın yandaki fotoğraftaki genç kadın olduğunu iddia etti.

Aslanova'nın Haziran 2012'den beri arananlar listesinde olduğu da iddia ediliyor.

Rusya'da Müslümanların ağırlıkta olduğu bölgelerde doğan ve İslamcı terörist gruplara üye böyle saldırganlara "kara dul" adı veriliyor.

Bu arada NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen saldırıyı kınarken, ABD'nin Rusya Büyükelçisi Michael McFaul da ölenlerin ailelerine başsağlığı, yaralananların ailelerine ise geçmiş olsun dileklerini iletti.

Ehliyet sınavında önemli değişiklik



Milli Eğitim Bakanlığı, ehliyet sınavlarında 60 olan soru sayısını 50'ye düşürdü, sınav süresini de 1 saat 15 dakikadan bir saate indirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı, Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı e-Kılavuzu'nda ehliyet sınav soru sayısında ve sınav süresinde yeni düzenlemeler yaptı. Ehliyet sınavlarında geçen yıl 120 olan soru sayısı 60'a, 150 dakika olan sınav süresi de 75 dakikaya indirilmişti.


Bu yıl 1 Ocak 2014'ten geçerli olmak üzere ehliyet sınavlarının süresi ve soru sayısında değişiklik yapıldı. Buna göre sınavlardaki soru sayısı 60'tan 50'ye indirildi. Buna paralel olarak da 75 dakika olan sınav süresi de 60 dakika olarak yeniden belirlendi.


İlk uygulama, 12 Ocak 2014'te yapılacak sınavdan itibaren geçerli olacak.


Rusya\ da tren istasyonunda patlama



Rusya'nın Volgograd şehrinde bir tren istasyonunda yaşanan patlamada ilk belirlemelere göre dört olan ölü sayısının 18 olduğu açıklandı. Ölü sayısı giderek artarken, olayın bir "kara dul" tarafından gerçekleştirilmiş bir terör saldırısı olduğundan şüpheleniliyor.

Rusya'nın İngilizce yayın yapan kanalı RT'nin polis kaynaklarına dayandırdığı haberine göre en az 18 kişinin öldüğü patlamada 40'tan fazla kişi de yaralandı. Yaralılar arasında dokuz yaşında bir çocuk olduğu da bildirildi.

RIA Novosti'ye konuşan polis sözcüsü Svetlana Smolyaninova, "12.45'te Volgograd-1 tren istasyonu binasında bir patlama olduğuna dair bilgilendirildik. Olay yerinde dumanlar olduğu da söyleniyor" dedi.

Interfax'a konuşan bir kaynak ise patlamanın istasyonun girişinde bulunan metal dedektörlerinin yakınında meydana geldiğini söyledi. Daha sonra yapılan açıklamada saldırganın güvenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu kapıdan içeri giremediği ifade edildi.


RUSYA'DAKİ PATLAMA ANI KAMERADA



Bir görgü tanığı, "binanın girişinde iki ceset gördüğünü, her yerin kırık cam parçalarıyla ve molozlarla kaplı olduğunu" belirtti. Görgü tanığı, patlama sonucu bir yangın çıktığını ancak itfaiyecilerin müdahalesiyle hemen söndürüldüğünü de ifade etti. Binaya giriş-çıkışlar şu an için yasaklandı.

İNTİHAR SALDIRISI
Ulusal Terörle Mücadele Komitesi, olayı bir terör saldırısı olarak değerlendirdiklerini açıkladı.
Patlamanın bir kadın tarafından gerçekleştirilmiş bir intihar saldırısı olduğundan şüpheleniliyor.Volgograd şehrinde ekim ayında da benzer bir saldırı yaşanmıştı.

Dağıstan doğumlu Naide Asiyalova isimli bir intihar bombacısı bir otobüste kendisini havaya uçurmuş, altı kişinin ölümüne 30'dan fazla kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

Rusya'da Müslümanların ağırlıkta olduğu bölgelerde doğan ve İslamcı terörist gruplara üye böyle saldırganlara "kara dul" adı veriliyor.

28 Aralık 2013 Cumartesi

Erdoğan dan önemli açıklamalar



İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Manisa artık 30 Mart seçimlerine Büyükşehir Belediye Başkanı’nı seçmek için geliyor. Hayırlı olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Ana muhalefet yavru muhalefet Manisa’nın büyükşehir olmasına da itiraz ettiler. Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunun ne anlama geldiğini bilmezler.Ama biz yaşayarak geldik. Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan buraya geldik. 750 bini aşmış tüm şehirlerimizi büyükşehir ilan ettik. Anayasa Mahkemesi'ne götürdüler. Köyde ne var muhtar var. Köy mahalle olacak, ilçe belediyesi hizmet götürecek. Köylerde kanalizasyon diye bir şey bilir misiniz? Ama artık köylerde bile kanalizasyon oluşmaya başlayacak. Foseptik çukurlarından köylerimiz arındırılacak. Medeni olmak budur. Ana muhalefetin de yavru muhalefetinde medeni olmak gibi bir derdi yok.

Manisa Merkez ve ilçelerinde bu açılışta 665 milyonluk yatırım gerçekleştiriyoruz. Bugün Turgutlu’da, yarın Salihli, Akhisar, Demirci’de olacağız. Toplamda 778 milyon liralık yatırımı Manisa’ya kazandırmış olacağız. TOKİ tarafından yaptırılan kız meslek lisesini, konutları, pansiyonu da bugün resmen hizmete alıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz camileri restore etti, hizmete alıyoruz.

Manisa çok sayıda yatırım için tam bir cazibe merkezi haline geldi. Özel sektör yatırımlarını da toplu olarak hizmete alıyoruz. Manisa’ya hayırlı olmasını diliyorum. Eğitimde soruyorum anneler bu işi iyi bilir. Biz gelene kadar yavrularımızın kitabını bile bulamıyorduk
Geldik kitabı ücretsiz olarak dağıttık. Ücretsiz sıraların üzerine bıraktık. Bizden öncekilerin aklı neredeydi. Onların böyle bir derdi yoktu. Bizler çok çile çektik saman kağıtlarda okuduk. O yüzden kuşe kağıttan kitaplar bastırdık. İmkanı olmayan yavrularımıza burs verdik. Kız öğrencilere, erkek öğrencilere burs verdik. Parayı da annelere verdik

Kızlarımız ayrımcılığa tabii tutuldu. 15 yıl nerdeyse başları örtülü diye okullara sokulmadı. İktidarda olanlar bunun hesabını neden vermiyorlar. Sabır dedik ve hamdolsun bu ayrımcılığı bitirdik. Yavrularımız okullarımıza başı örtülü olarak giriyor. Başı açığı da kapalısı da aynı sıralarda oturuyor. Ülke parçalandı mı? Ülke normalleşti. Rahatsız olanlar var onları da biliyoruz. Ama şu anda ses çıkaramıyorlar. Neden? Bu milletin mayasında bu var da onun için. Kat sayı dediler? İnsaf, neden? Ayağına bağlıyorsun taşı koş diyorsun
Ne oldu şimdi kat sayı da kalktı. Başörtülü kardeşlerim kamu kurumlarına giriyor. Ne oldu yıkıldık mı? Gezi olaylarıyla bir çalkalanma yaptılar. Yetmedi şimdi de son günlerde bu olayı çıkardılar.

Bu yapılanlar Ak Parti’ye karşı değil Türkiye’ye karşı yapılıyor. Türkiye’nin büyümesini hazmedemiyorlar. Arkasında uluslararası güçler ve taşeronlar var. Bunun kimler olduğunu, bu taşeronların kimler olduğunu tahmin ediyorsunuz. Bu oyunu hep birlikte bozacağız
Durmadan, usanmadan tatlı dille konuşarak. Şu kalan 90 günde Ak Parti’nin devamından yana bir tercih yapacağız inşallah. Ya millet ya zillet diyorum. Ya millet kazanacak ya zillet kazanacak. Merkezde, ilçelerimizde spor için çok büyük yatırımlar yaptık
Yeni hastaneler açtık, cihazlarla donattık. Manisa yüksek hızlı treni de hak ediyor. Eskiden kara tren vardı hani şıf şıf şıf giderdi. Hala onunla gidin istiyorlar. İşte Marmaray, Konya-Ankara-Eskişehir çalışıyor. Yüksek hızlı tren ağlarıyla öreceğiz

Kutuların gideceği öne sürülen üniversitenin rektörü konuştu



ÜSKÜP - Makedonya'nın başkenti Üsküp'te kurulan Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şinasi Gündüz, Türkiye'de düzenlenen operasyonlar sonrası tartışılan 'yasa dışı para transferi' iddialarına dair açıklamada bulunarak; hiçbir yasa dışı para transferi olmadığını, hesapların yasal denetimden geçtiğini öne sürdü. Operasyon kapsamında tutuklanan Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, evindeki ayakkabı kutularından çıkan 4.5 milyon doların bir kısmının, Uluslararası Balkan Üniversitesi için kendisine teslim edilen bağışlar olduğunu iddia etmişti.

Gündüz, üniversiteye 2006 yılından bu güne kadar yapılan bütün bağışların, desteklerin yasal olduğunu, banka kanallarıyla üniversiteye veya üniversitenin bağlı olduğu vakfın hesaplarına aktarılan bağışların yasal denetimden geçtiğini söyledi.

ÜNİVERSİTENİN REKTÖRÜ KONUŞTU



Üniversitenin mali konularda, eğitim öğretim konularında yasal incelemelerden, denetimlerden geçtiğini ve bu zamana kadar yasal olmayan ya da illegal olan hiçbir şeyi söz konusu olmadığını ifade etti. Özellikle açık ve şeffaf olmayı, kamuoyu önünde hesap verebilir bir şekilde eğitim, öğretim faaliyetlerini devam ettirmeyi özellik olarak gördüklerini belirti.

Rektör Gündüz, "Üniversiteye yapılan her bir kuruş bağış ya da yardım, tamamı kayıt altındadır. Kayıt dışı olan ya da yasal çerçevede denetlenmeyen, yasa dışı yollarla şu ya da bu şekilde üniversiteye aktarılmış olan hiçbir kuruş söz konusu değildir. Bu çerçevede de biz üniversitemizin en azından buradaki bütün yasal denetimle sorumlu olan organların, kurumların, üniversitemizin bütün hesaplarını zaten denetlediklerini, banka hesaplarımızın son derece şeffaf ve açık olduğundan her yerde de ifade ediyoruz, söylüyoruz" dedi.



AYAKKABI KUTUSUNDAKİ PARALAR MAKEDONYA’YI KARIŞTIRDI

“BÜRGE DURUMU İZAH ETTİ”
Gündüz, Türkiye'deki tartışmalar çerçevesinde vakfa yapılan bağışlar konusunda vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bürge'nin basın açıklamasıyla durumu izah ettiğini söyledi. Gündüz, Bürge'nin üniversitenin bağlı olduğu vakfa yapılan bağışların bir şekilde Türkiye'deki durumunu anlattığını, bu bağışların bir kısmının buraya ulaştırıldığını söylediğini de ifade etti. Belirtilen rakamların burada üniversite ve vakfın hesapları banka kanallarıyla incelendiğinde açık bir şekilde görüleceğini vurguladı.
Gündüz, 950 bin Euro’nun aktarılmasıyla ilgili şöyle konuştu:

"Hiçbir yasa dışı olan para transferi ya da yasa dışı olan bir faaliyet ile üniversitemizin bir ilgisinin olmadığını tekrardan altını çizerek vurgulamak istiyorum. Hüseyin Bürge Türkiye'deki basın açıklamasında zaten ifade etti. Yani bu paranın bu bahsedilen 950 bin Euro'nun bir şekilde aktarıldığını zaten söyledi ki üniversitenin ve üniversitenin bağlı bulunduğu Üsküp Vakfı'nın bankadaki hesapların incelediğinde de bu açıkça görülecektir" dedi.

BÜRGE PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ
Ak Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, rüşvet operasyonunda el konulan 4.5 milyon doların, Uluslarararı Balkan Üniversitesi’ne yapılan bağışlar olduğunu belirterek, söz konusu paranın vakfa iade edilmesi için girişimlerde bulunacaklarını belirtmişti.
Üsküp Eğitim Kültür Vakfı ve Uluslararası Balkan Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı da olan Bürge, bağışın Üsküp’teki üniversiteye aktarılması için Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın önerdiği yöntemle Makedonya mevzuatındaki zorlukların aşıldığını söylemişti. Bürge, bakiyenin havalesi öncesi operasyonun yapıldığını, vakfın parasına el konulduğunu sözlerine eklemişti.

"950 BİN EURO'YU ZAR ZOR GÖNDERDİK"
Operasyonda tutuklanan Halkbank Genel Müdürü Aslan ise mahkemedeki savunmasında, ayakkabı kutularından çıkan paraların Makedonya’daki Balkan Üniversitesi ve Çorum Osmancık Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yapımı için kendisine teslim edilen bağışlar olduğunu iddia etmişti.
Aslan, "Üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olan Hüseyin Bürge isimli İstanbul milletvekilimiz ‘Türkiye’de bağış var. Makedonya’ya iletmekte zorluk çekiyoruz’ deyip benden yardım istedi. Ayrıca oğlu olan C.B. vasıtasıyla 1 milyon 950 bin Euroyu fiziki olarak bana getirip teslim ettiler. Bunun ilk 450 bin Euro’sunu göndermekte zorlandık. Çünkü Makedonya yerel hukuku bağış kabulünde çok zorluk çıkartıyor. Para girişinde zorluk çıkartıyor. Bu süreç içerisinde bu para da bende, evde kaldı. Çünkü bankaya herhangi bir kasaya koyduğumuz zaman kimin adına ve niçin konulması gerektiğini tutanakla belirtmemiz lazım. Bu paralar da evde duruyordu. Söz konusu teslimatın ancak 950 bin Euro’sunu zar zor gönderebildik. Dolayısıyla 1 milyon Euro evde bulunduğundan dolayı soruşturmaya konu edildi ve el konuldu" demişti.

İki yıl sonra o günü anlattı



Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu ve Gülyazı köyleri yakınındaki sınırda; Irak topraklarından mazot kaçakçılığı yapan köylülerin, Türk savaş uçakları tarafından bombalanması sonucu 34 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin de yaralandığı elim olayın üzerinden 2 yıl geçti.Yaşananlar nedeniyle Yüksekova, Çukurca ve Şemdinli'de kepenkler açılmadı.Uludere'de hayatını kaybedenler için anma töreni düzenleniyor. Katliamdan yaralı olarak kurtulan 4 kişiden biri olan 19 yaşındaki Hasan Ürek, o günü şu sözlerle anlatıyor: Uçakların bombaladığı anı hiç unutamıyorum. Olay yerine, ambulans helikopter gönderilmiş olsaydı, bugün 8 - 9 kişi ölmeyecekti.

Hakkari kent merkezi ile Yüksekova, Çukurca ve Şemdinli ilçelerinde esnaf, Uludere olayının yıldönümü nedeniyle kepenkleri açmadı. Nöbetçi fırın ve eczane dışında tüm işyerlerinin kapalı olduğu Hakkari ve ilçelerinde, polis çeşitli noktalarda güvenlik önlemi aldı.34 kişinin yaşamını yitirdiği olayın yıl dönümü nedeniyle Uludere'de anma etkinliği düzenleniyor. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'da etkinliğe katılıyor.

Hasan Ürek, 2 yıl önce yaşadığı o günü anlattı: "30-40 arkadaşımız Heron sesinden dolayı geri dönmüştü. Yoldayken ben ve birkaç arkadaşım 'geri dönelim' diye düşündük ama arkamızdan, Gülyazı Köyü'nün Tarlabaşı Mahallesi'ndeki arkadaşlar geldiği için 'kimse dönmemiştir' deyip yola devam ettik. Gittiğimiz yer Haftanin değil, Dağlıkaynak'tı. Sınıra vardığımızda, yükümüz hazırdı. Katırlara yükledik, dönüş yoluna geçtik. Tarlabaşı Mahallesi'ndeki arkadaşlar öndeydi, biz de arkadaydık."

"ÜZERİMİZE 7 HAVAN TOPU ATTILAR"
Eşekler mağarasına geldiklerinde üzerlerine 7 havan topu atıldığını belirten Ürek, şöyle konuştu: "3 tanesi bombaydı, 4 tanesi aydınlatmaydı. Önden giden Tarlabaşı Mahalleli arkadaşlar, askerin 3 noktayı tuttuğunu söyledi. Hiçbir zaman 3 yolu tutmamışlardı. O zaman, köyü aradık. Ne yapalım, diye. Ailelerimiz 'yükü atıp gelin' dedi. Arkadaşlarla aramızda görüştük, o anda uçaklar bombalamaya başladı. İlk önce, bizi vurdu. Birinci gruptaydım. Ağır yaralanıp, kendimden geçmişim. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. 45 dakika sonra, ikinci grubu bombalamışlar. Saat 21.00'de oldu bunlar. Köylüler 23.00 - 24.00 arası gelmişler. 4-5 kilometre, sırtlarında bizi taşıyarak köye getirdiler. Salih Ürek’le, ağır yaralıydık. Bizi, bir ambulansa koydular. Bir tane, oksijen tüpü vardı. Kaç saat bekledik, sadece bir ambulans gelmişti. Ambulans helikopter olsaydı, 8-9 kişi sağ olacaktı. Zaten basınçtan dolayı, iç kanama geçirmişlerdi. Salih Ürek, yolda vefat etti."

“17 GÜN YOĞUN BAKIMDA KALDIM”
Şırnak Devlet Hastanesi'nde 17 gün yoğun bakımda kaldığını dile getiren Ürek, "11. gün, ancak gözümü açtım. Kendimi bile tanımıyordum. 'Ben kimim, burada ne işim var' diyordum. Babam 15. gün gelmişti ziyaretime, o bile beni tanıyamamıştı. Bir kulağım yüzde 70, diğer kulağım yüzde 30 duymuyor şu anda." diye konuştu.

Şırnak İl Özel İdaresi’nde geçici işçi olarak çalıştığını dile getiren Ürek, katliamın 3. yılına girildiğini ancak şu ana kadar herhangi bir failin ortaya çıkarılmadığını söyledi. Tek dileklerinin, faillerin ortaya çıkması olduğunu dile getiren Ürek, dosyayı alan askeri savcılığın faillerini bulacağından ümidi olmadığını da belirtti.

Kılıçdaroğlu nu binlerce CHP li karşılayacak



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, İstanbul İl Başkanlığı’nın yeni binasının açılışı yapmak için gelecek olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Yeşilköy havalimanında binlerce yurttaşla birlikte karşılayacaklarını söyledi. Dün akşam da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda kendisini karşılamaya gelen vatandaşlara hitap etmişti.

Sarıgül "İstanbul yarın tarihi bir gün yaşayacak. Ben inanıyorum ki, yarın burada İstanbul’da çok güze bir düğün olacak, çok güzel bir bayram olacak. 30 Mart akşamı da İstanbul’da sevgi kazanacak, ötekisi olmayan anlayış kazanacak. Sevgisizlik, ilgisizlik, ben dönemi bitecek ve biz dönemi başlayacak." dedi.



ERDOĞAN’DAN YENİ USÜL

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yarın resmi açılışı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılacak olan Kağıthane’deki CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda yapılacak karşılama ve programa ilişkin açıklamalarda bulundu.



'ERDOĞAN NİYE KONUŞUYOR BİLİYOR MUSUNUZ?'

E-5’DE 14 NOKTADA GENEL BAŞKANIMIZI KARŞIYACAĞIZ

Sarıgül, bazı il yöneticilerin de hazır bulunduğu basın toplantısında şunları söyledi: "Yarın İstanbul için çok önemli bir gün. Yarın Büyükşehir İktidara hazırlık kampanya merkezimizi açacağız. Yarın 1977 yılında 5 Haziran Ecevit başbakanı nasıl yaşadıysak. Nasıl 1989 yılında Profesör Erdal İnönü’nün genel başkanlığında limon gibi sıktılar kampanyasını nasıl yaşadıysak yarın öylesine bir gün olacak. Yarın tam saat 12.00’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu Yeşilköy Havalimanında karşılayacağız. Hiçbir siyasi parti farkı gözetmeden binlerce yurttaşımız Yeşilköy Havaalanında olacak. Havaalanından çıktıktan sonra E-5 üzerinde 14 noktada genel başkanımızı yurttaşlarımız karşılayacaklar. Genel başkanımız Zincirlikuyu’ya geldiği andan itibaren binlerce yurttaşımızla birlikte şuanda bulunduğumuz İstanbul Büyükşehir Belediyesi iktidar hazırlık merkezini burada açacaklar. İktidara hazırlık merkezi günün 24 saati harıl harıl çalışacak. İstanbul’da çalmadığımız kapı, İstanbul’da sıkmadığımız el kalmayacağız. Hiçbir siyasi parti gözetmeden ötekisi olmayan bir anlayışla bütün yurttaşlarımızla beraber olacağız. Projelerimizi, görüşlerimizi düşüncelerimizi İstanbul halkıyla buluşturacağız. İnanıyorum ki, İstanbul halkı bizim bu çağrımıza çok güzel bir şekilde cevap verecektir. " dedi.
KILIÇDAROĞLU’NU BİNLERCE CHP’Lİ KARŞILAYACAK



YARIN İSTANBUL’DA ÇOK GÜZEL BİR DÜĞÜN OLACAK

Sarıgül sözlerine şöyle devam etti: "İstanbul yarın tarihi bir gün yaşayacak. İstanbul’da yarın barışı arzu eden, demokrasiyi arzu eden, şeffaf toplumu arzu eden, dürüst ilkesini kendisine şar edinmiş olan, tüyü bitmemiş yetim hakkını korumak isteyen, Cumhuriyetimizin değerlerini, geliştirip güçlendiren, Atatürk ilkelerinin muassır medeniyetler seviyesine ülkemizin çıkmasını arzu eden, binlerce yurttaşımız yarın E-5’de bekliyoruz. Ben inanıyorum ki, yarın burada İstanbul’da çok güze bir düğün olacak, çok güzel bir bayram olacak. 30 Mart akşamı da İstanbul’da sevgi kazanacak, ötekisi olmayan anlayış kazanacak. Sevgisizlik, ilgisizlik, ben dönemi bitecek ve biz dönemi başlayacak."

BAŞBAKAN’A DOSYA CEVABI

Konuşmasının ardından basın mensuplarının Başbakan Erdoğan’ın "Dosyası var diye gönderdikleri ‘zat’ı İstanbul’a aday yaptılar." ve "Adama, ‘Sen Şişli’de ne yaptın?’ diye sorarlar. Eser olarak ortaya ne koydun?" sözlerine Sarıgül, "Çok teşekkür ediyorum. Biraz daha soruları bekliyorum. O sorular iyice gelsin. O sorulara bizde muhteşem ama muhteşem cevaplar var. O sorular geldikçe ben keyif alıyorum. O sorular geldikçe, iktidara ne kadar yaklaştığımızı da görüyorum." dedi.

EMİR SARIGÜL’UN BAŞKAN ADAYI OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİL

Oğlu Emir Sarıgül’ün Şişli’den belediye başkan adaylığı ile ilgili soruya Sarıgül, "Emir Sarıgül’ün belediye başkan adayı olması söz konusu bile değildir. Şişli’de de İstanbul’da da adaylarımız bilgileriyle, becerileriyle muhteşem bir noktaya gelecekler. Bizim adaylarımız açıklandığı zaman göreceksiniz ki, herkesi kucaklayan adaylarla geliyoruz." Şeklinde cevapladı.

İL BAŞKAN YARDIMCISINA CEP TELEFONU ŞİKAYETİ

Sarıgül çıkışta İdari İşlerden sorumlu İl başkan Yardımcısı Ali Haydar Kahraman’ı yanına çağırarak gece yarısı bazı ilçe başkanlarının cep telefonlarının kapalı olmasından dolayı şikayet etti. Kahraman’ın telefonların her zaman açık olması gerektiğini söyleyerek, "Ben ilçe başkanını telefonla aradığım zaman, telefon kapalıysa bu iş olmaz. Gece 1’de ilçe başkanının telefonunu arıyorum. İlçe başkanının telefonu kapalı. Gece 10’da arıyorum telefon kapalı. İlçe başkanlıklarının ışıkları yanacak. Artık iktidara geliyoruz. Atılacak olan sloganlar ‘Başbakan Kemal’, ‘Çalışa çalışa kazanacağız’, ‘El ele kol kola omuz omuza’. burada hangi arkadaşlar nerede görev alacaklar belli olacak. Otobüsün içerisinde genel başkanımız, il başkanımız ve sadece basın mensupları olacak. Her arkadaşımızın kravatlarını takıp, sakal traşı olmasını istiyorum. Çünkü yarın İstanbul’u aldığımız ilk gün. Gazanız mübarek olsun." diyerek yarın açılışı yapılacak İl Başkanlığından ayrıldı.

Irak ta milletvekilinin evine baskın: Altı ölü



Irak'ta Başbakan Nuri el Maliki'ye yönelik muhalif gösterilerin önemli isimlerinden milletvekili Ahmed el-Alvani, evine düzenlenen kanlı baskınla gözaltına alındı. Güvenlik güçlerinin düzenlediği baskın sırasında çıkan çatışmada Alvani'nin kardeşi ile beş koruması öldürüldü.

El Enbar ili emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre hükümete bağlı güvenlik güçleri, hakkındaki terör suçlamaları nedeniyle aranan milletvekili Alvani'yi gözaltına almak üzere Ramadi kentindeki evine sabah saatlerinde baskın düzenledi.

Baskın sırasında güvenlik güçleri ile Alvani'nin korumaları arasında çatışma çıktı. Yaklaşık bir saat devam eden şiddetli çatışmalar sırasında Alvani'nin kardeşi Ali el-Alvani ile beş koruması ölürken, 10'u güvenlik görevlisi 18 kişi yaralandı. Baskında Alvani ile altı korumasının da gözaltına alındığı belirtildi.

IRAKLI VEKİLİN EVİNE BASIN / FOTO GALERİ

SORUŞTURMA TALEBİ
Irak Meclis Başkanı Usame Nuceyfi, söz konusu baskınla ilgili soruşturma açılmasını istedi.
Nuceyfi'nin basın bürosundan yapılan açıklamada, söz konusu operasyonun anayasayı ihlal ve parlamento tarafından temsil edilen halkın iradesinin dikkate alınmadığı anlamı taşıdığı belirtildi. Açıklamada parlamentodan bir heyetin olayı incelenmesi için görevlendirildiği kaydedildi.

Baskın sırasında milletvekilinin kardeşi Ali Alvani'nin öldürülmesinin kınandığı açıklamada, "Hükümet yetkililerinden olayı acilen soruşturmalarını talep ediyoruz" denildi.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI
Irak'ta Sünni kesimin önde gelen siyasi figürlerinden Alvani'nin evine yapılan kanlı baskın, son haftalarda sık sık şiddet olaylarına sahne olan Ramadi'de büyük infiale yol açtı. Camilerin hoparlörlerinden, şehir halkına Ali Alavani'nin cenaze merasimine katılmaları çağrıları yapıldı. Bölgede tansiyonun yükselmesi üzerine Irak ordusu, geçen haftadan itibaren El Kaide'ye karşı geniş çaplı operasyonun devam ettiği Enbar ili genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Güvenlik güçleri ayrıca Ramadi ve Felluce kentlerinde yoğun güvenlik önlemleri aldı, Enbar ilinin giriş çıkışları da kapatıldı.
Başbakan Nuri el Maliki, Bağdat yönetiminin protesto edildiği Ramadi'deki gösteri alanlarının boşaltılmaması halinde, eylemcileri "çadırlarını başlarına yıkmakla" tehdit etmiş, gösteri alanını "fitne meydanı" şeklinde nitelendirmişti. Maliki, bölgedeki meydanda toplu olarak kılınan cuma namazları ve ardından düzenlenen gösterilere atıfla, dün kılınan cuma namazının "son olacağı" uyarısında bulunmuştu.

Kar eriyince kârlar buharlaştı



Kayak ve kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ'da, uzun süredir yağış olmaması nedeniyle kar kalınlığı 34 santimetreye kadar düştü, pistlerde açılmalar başladı. Kısa süre öncesine kadar yılbaşı tatiline yönelik rezervasyon oranı yüzde 90'ları bulan Uludağ'daki otellerde, rezervasyon iptallerinin gelmeye başladığı bildirildi. Tüm yurtta etkili olmaya başlayan sıcak hava böylece Uludağ'da kış turizmcilerini de vurmuş oldu.

Bursa Meteoroloji Müdürlüğünden aldığı bilgiye göre, "oteller bölgesi"nde 13 Aralık'ta 80 santimetreye kadar ulaşan kar kalınlığı, uzun süredir yağış görülmemesi nedeniyle 34 santimetreye düştü. Hafta sonu hafif kar geçişinin olacağı Uludağ'da, yılbaşı tatil dönemini de kapsayan beş gün boyunca kayda değer bir yağış beklenmiyor. Yer yer açılmaların başladığı ve toprak zeminin görüldüğü pistlerde, hala kayak yapılabilirken, turizmciler havanın daha da ısınmasından ve karın iyice erimesinden endişe ediyor.

İPTALLER ALIYORUZ
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Güney Marmara Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Akkuş, bu yıl erken gelen kar yağışının seyahat acentelerini ve otelcilerin sezona umutlu başlamalarını sağladığını, ancak son günlerde hem tatilcilerin hem acentelerin hem de otelcilerin endişeli olduklarını söyledi. Akkuş, "oteller bölgesi"ndeki kar kalınlığı kısa sürede 80 santimetreden 34 santimetreye kadar düştüğünü belirterek, "Uludağ'daki otellerde rezervasyon oranı yüzde 90'ları bulmuştu. Kar sıkıntısı, rezervasyonlara yansımaya başladı. Rezervasyon iptalleri alıyoruz. İptallerin çok ciddi bir sayıya ulaşacağını sanmıyoruz ama yeni rezervasyon da gelmiyor" diye konuştu. Rezervasyonlarını iptal eden ya da yeni rezervasyon yaptırmayı düşünen tatilcilerin kar olmadığı için alternatif arayışına girdiklerine de değinen Akkuş, bu kişilerin, güneydeki tatil beldeleriyle termal merkezleri seçeneklerini değerlendirdiğini belirtti.


AÇILMALAR BAŞLADI
Güney Marmara Turizm ve Otel İşletmecileri Birliği Derneği (GÜMTOB) Başkanı Haluk Beceren de Uludağ'da yaklaşık 10 yıldır kar sıkıntısı yaşamadıklarını, ancak bu yıl kar kalınlığının beklemedikleri ölçüde azaldığını belirtti. Beceren, havanın daha da ısınmasının sıkıntıyı artırabileceğini ifade ederek kar makinesinin arızalı olmasından dolayı hazırlıksız yakalandıklarını dile getirdi. "Kar makinesi çalışsaydı, en kötü durumda bile en azından bir pist çalışır durumda tutulabilirdi. Şu anda tesisler çalışıyor, insanlar kayak yapıyor, ama pistlerde açılmalar başladı. Uludağ'da yaklaşık 10 yıldır kar sıkıntısı yaşamıyorduk, hesaba katamadık, kar makinesini devreye alabilirdik. Masraflı bir sistem, tamir edilmesinde geç kaldık. Ama seneye hazır edilecek, bu sorunu bir daha yaşamak istemiyoruz."

27 Aralık 2013 Cuma

Zaman yazarı Gülerce den tansiyonu düşürecek açıklamalar



Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Gülerce, bugün twetter hesabından ilginç paylaşımlar yaptı. Gülerce, ''Sulhte hayır vardır'' diye başlayan paylaşımlarında, ''Başbakan gidecekse ya Ak Parti kongresinde delegenin iradesiyle ya da sandıkta seçmen iradesiyle gider'' ifadelerini kullandı. Cemaat-Hükümet ilişkisi özellikle dershaneler tartışmasında gerilmiş, yolsuzluk operasyonu ile de had safhaya ulaşmıştı. Kavgaya yargının da görev yetkisini aşan açıklamalarla dahil olmasına Hüseyin Gülerce'den tepki geldi. Gülerce, taraflar arasındaki kavgada tansiyonu düşürmeyi tercih etti ve barış çağrısında bulundu. Gülerce'nin bu çağrısına sosyal medyadan da çok sayıda olumlu tepki ve destek geldi.

Başbakan Erdoğan Sakarya da konuştu



HSYK'nın 'adli kolluk' çıkışını değerlendiren Başbakan, "Başsavcı, savcının neler yaptığını açıkladı. HSKY da suç işledi. Adli kollukla ilgili, onlar o davanın sürdüğü esnada bir açıklama yaptılar. Anayasanın 138. maddesine aykırı hareket ettiler. HSYK'yı kim yargılayacak. Böyle bir yetkim olsa anında yargılayacağım. İşte bunları da millet yargılayacak. Ya millet ya zillet." dedi.

Erdoğan'dan adliye önünde bildiri dağıtan savcıya tepki - izle


İŞTE ERDOĞAN'IN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI
''2002 yılında Türkiye bütçesinin yüzde 45'ini faiz ödemesine ayırıyordu. Şu anda bütçesinin yüzde 13'ünü faiz demelerine ayırıyor.

Bu tasarruf ettiğimiz parayla yollar inşa ettik. Cumhuriyet tarihinde 78 senede yapılamayan yollar yapılıyor. Nasıl oluyor bu projeler, işte bu parayla. Önceden yüksek faiz alanlar, şimdi eski kazançlarını kaybetmiş oldu.

FIRSATÇILAR RAHATSIZ OLDU
Başarının tek sırrı insandır. Niye insandır. Çünkü bu saydıklarımız, emek istihdam, tüketim, üretim.. Hepsi insanın türevidir. İnsan yoksa bunlar olabilir mi? Öyleyse yatırımı yapmamız gereken insandır. Orada kaliteyi artırmamız gerekiyor. O yüzden Sakarya Üniversitesi'nin başarıları geleceğe yönelik çok farklı bir nesli yetiştirmek suretiyle ülkemizin yarınlarını aydınlatacaktır. Tüm bu olumlu gelişmeler, olumsuzluktan kazanç sağlayanları, fırsatçıları, rahatsız etmiştir.

Türkiye 30 yıldır terörle mücadele ediyor. Her gün acılar yaşadık. Her gün istişareler yaptık, nasıl bitiririz diye. Biz çözüm sürecini harekete geçirene kadar terör malesef bitmedi.

LİBYA'DA 22 MİLYON SİLAH VAR
Dün Libyalı bir dostum yanımdaydı. Gece dertleştik uzun uzun. Şu an Libya'da 22 milyon silah var dedi. Ordunun dışında bu, halkta olan silah. Libya'nın nüfusu 6 milyon halbuki. Bu ne demektir. Libya büyük bir tehdit altında demektir. Orada fitilin ateşlenmesiyle, birçok şeyi tamamiyle kaybedebilirler.

İKİ SEÇENEK VAR
Önümüzde çok net olarak iki seçenek var. Ya eski Türkiye devam edecek. Birileri kazanacak. Ya da Yeni Türkiye kurulacak, Türkiye kazanacak, işte o birileri kaybedecek. Eski Türkiye ile devam edersek az çok nelerin olacağını tahmin edebiliyoruz. Eski Türkiye yüksek faiz, yüksek enflasyon anlamına geliyor. Eski Türkiye yeniden yasaklarla, baskılarla, yolsuzlukla acziyetle yola devam etmek anlamına geliyor. Eski Türkiye, ideali olmayan, boynu büyük bir halde itibarı zedelenmiş bir şekilde dünya sahnesinde yer almak anlamına geliyor. Eski Türkiye gündemi belirlenen bir Türkiye'dir. Ama yeni Türkiye gündem belirleyen bir Türkiye'dir.

OPERASYONLAR YENİ TÜRKİYE'Yİ ENGELLEMEK İÇİN
Yolsuzluğa bulaşmış olan varsa bunlar ortaya zaten çıkar. Yetimin malını birileri sövüşlüyorsa, hesabı önce biz sorarız. Ancak iftira at, tutmazsa iz bırakır mantığı ile olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenleri de ifşa etmek bizim görevimizdir.

HSYK'YI MİLLET YARGILAYACAK
Başsavcı, savcının neler yaptığını açıkladı. HSKY da suç işledi. Adli kollukla ilgili, onlar o davanın sürdüğü esnada bir açıklama yaptılar. Anayasanın 138. maddesine aykırı hareket ettiler. HSYK'yı kim yargılayacak. Böyle bir yetkim olsa anında yargılayacağım. İşte bunları da millet yargılayacak. Ya millet ya zillet.

ADALETİN YÜZ KARASIDIR YÜZ KARASI
Olmamış şeyler varmış gibi gösterilirse... Örneğin Enerji Bakanlığımızda falanca şeyler termik santraller için verildi diyorsun. Daha ihalesi yapılmadı. Neye göre bunu yazıyorsun. Bir savcı, adliyenin önünde basın mensuplarına bildiri dağıtır mı? Böyle bir şey olabilİri mi? Böyle bir savcı bizim için adaletin yüz karasıdır. Sen nasıl böyle bir şey yapabilirsin. Sen nasıl adalet sarayının önünde bildiri dağıtırsın. Demek sende bazı esintiler var. Milletim tabii ki kararını verecektir. Buradan suç duyurusu yapıyorum, HSYK sen bu zatla ilgili ne yapacaksın.

YENİ TÜRKİYE'DE EGEMENLİK MİLLETİNDİR
Biz hem yasama hem yürütmeyiz. Egemenlik kayıtsız şartsız yargının değildir. Yargı böyle diyorsa bunu da bilelim. Yeni Türkiye'de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Dünyada itibarı olan her zaman hakkı savunan bir ülke olmak için yeni Türkiye diyoruz.

SON BİR TAARRUZ YAPIYORLAR
Eski Türkiye'nin siyaseti yeni Türkiye karşısında direniyor. Eski Türkiye'den rant devşirenler yeni Türkiye karşısında direniyor. Hem içeride hem dışarıdan saldırıyorlar. Son bir taarruz yapıyorlar. Allah'ın izni, milletimizin desteğiyle yerle yeksan edip, eski Türkiye'nin kapısını tamamen kapatacağız. 11 yıldır bu ülkenin istikametini millet çiziyor.

SON SALDIRIDA TCDD VAR
Faiz lobisi, terör lobisi kaybedecek, Türkiye ekonomisi kazanacak. İnşallah istikrar ve güven zemini gelişecek. Bakın son saldırıda demiryolu var. Niye, yüksek hızlı treni yaptık ya ondan. Onlar bizi hala kara trenle gidip gelen, 3. sınıf vatandaş olarak görmek istiyorlar. Onun için çılgına döndüler. Orayı hemen öne sürdüler.''